Çarşamba, Ocak 31, 2007
Tren

Trendeyim, muzik dinliyorum. Cantami kucagima koymustum. Cantasini yanindaki koltuga koyan insanlari hep kaba buldum. Yanima biri oturuyo, bakmiyorum. Camdan disari bakmaya devam ediyorum. Yuzlerce defa gorduklerim kulagimdaki her sarkiyla daha degisikler. Sanki gozlerimi kapatsam baska biryerde oldugumu hayal edebilirim ama kapatmayip aksam yemegine degisik ne yapabilirim diye dusunuyorum. Sonra aksam yemegine cidden cok degisik sahane birsey yaptigimi ve yemek oskarini kazandigimi hayal ediyorum. Kendimi cok salak bulup yanimda oturana bakiyorum sonunda, tanimadigim biriymis.
Disarisi karli yine, kupkuru bir soguk var. Eldiven, atki, bere ne varsa taktim, usumuyorum simdilik. "Otobuse yetisir miyim" diye hesap yaparken yine disari bakmaya devam ediyorum. Yanimda oturan, hareket ederken dirsegini kontrol edemiyo ve anliyorum cantasini yanindaki koltuga koyanlari. Yinede dogru olmadigini dusunuyorum. Tam hayatta yapmak zorunda olduklarimizi dusunmeye baslarken birden sadece tek kisilik koltuklardan olusan bir tren hayal ediyorum. Havaalanina yaklasiyoruz. O sirada gozume, esnerken agzini kapatmayan bir amca carpiyo, gozum aciyo. Beremi cekistirip kulaklarimin tamamini ortmeye calisiyorum. Trenden iniyorum.
Beklerken isi veren ampullerin altina siginiyorum, muthis. Otobuse binerken gunesin kizilligini ozluyorum, bu sefer sol tarafa oturuyorum. Baslayan sarki actigim hunteri hatirlatiyo hic haber vermeden. Istemeden dahada beriye gidiyorum, ozluyorum. Soguga kufur edecek kadar parmaklarimi hissetmiyoken, yazin plajda sandaletsiz yurumeye calistigim sicacik kum geliyo aklima. Otobuse binen genc birini cocukluk arkadasima benzetiyorum. Yazliktaki ilk gunleri hatirliyorum, herkesin burnunun kirmizi parladigi aksamlari.
Sacimi aciyorum. Emo suslu bardakta kendi hazirladigi kokteyli veriyo elime. Kulagimin arkasina kirmizi bir gul yerlestirirken "keske sesim guzel olsaydi" diyorum.
aklima geldi
16:23
1 kisinin aklina gelmis