Pazartesi, Şubat 13, 2006
Babam cok titiz, pamuk elli, bembeyaz, temiz kokulu bir adam.
Hayatimda kucuk anlar var beni sasirtan, buyudukce babama ne kadar benzedigimi anladigim anlar. Cok seviyorum o anlari. Rahatliyorum o anlarda. Annem hep ellerimi sever babaminkilere benziyor diye, sonrada her defasinda "iyiki bacaklarin babaninkilerine benzememis" der.
Biraz babami anlatmak istiyorum;
Mesela babam esyalarina dokunulmasindan, oynatilmasindan, dikkatsizce kullanilmasindan hoslanmaz. Babam kucuk seylere cok onem verir. Eski bir anahtarlik, evden cikarken yazdigim bir not, ilk kopegimizin tasmasi, kolumdan cikarilan alci, babaanemin bas ortusu, ilk kravati, bademciklerim vb. (Ameliyatimdan sonra iki gun buzlukta saklamisti, ciddiyim.) Babamin hic kullanilmamis esyalar koleksiyonu vardir. Bunlardan en muhtelif olani kalem koleksiyonudur. Cogu kalemin hikayesi vardir, digerlerini saklama nedeni ise "cok guzel kalem bu" dur. Televizyonun karsisinda western filmleri seyrederken uyuya kalmayi cok sever, kanallari didiklerken atin ustunde Clint Eastwood gorsun hemen arayisi orda sona erir. Disiplinli bir adamdir dislerini fircalamadan asla uyumaz, uyutmaz. "Baba" derim, "elma soydum gel", "Yok kiziko dislerimi fircaladim" der. Babam biraz talihsiz bir adamdir, annem ile ikisi ayrildiktan sonra romantiklesmis bir adamdir. Ilhan Sesen "Neler oluyor bize" derken oyle burkulur guzel yuregi.
Babam hep mantigini kullanarak hareket ettigini zanneder, ama onu taniyan bilir kararlarini ne kadar da duygusalca aldigini. Bu duygusalca aldigi kararlarin sonucunu cogu zaman agir da odemistir. Babam ben aglarken beni aglatana sayar sover, dizini dover ama sonra oda aglar. Babam cok durusttur, duymak istemedigini soyler, umrunda olmaz. Abartmayi hic sevmez, hatta olaylarin ciddiyetini oldugundan daha hafife alir. Bu yonu onun cogu zaman dusuncesiz ve umursamaz bir adam olarak damgalanmasina neden olur. Ama sasirtir insanlari, seneler once anlattigin siradan birseyi seneler sonra hatirlar, ozel oldugunu hissettirir simartmadan.
Babam yemegime cok tuz koyuyorum diye kizar, sort giymeyi hic sevmez, kravatsiz kendini ciplak hisseder, ben en cok hangi rengi seviyorsam onu sever, ben hangi takimi tutuyorsam onu tutar, ben ne yemek istiyorsam onu yer. Bende bazen onun sevdigi yemekleri secerim caktirmadan.
Ben kendimle ilgili umutlarimi yitirmisken bile benimle hep gurur duyacak birsey bulur. Sevgililer gunun kutlu olsun yakisiklim.
pasaparola izlerken;
babam - aa bilemedi tuh sana.
ben - nedir ki baba?
babam - bilmem ama onun bilmesi lazim.
ben - dogru.
aklima geldi
20:56
1 kisinin aklina gelmis